ZARDANADAM RÖPORTAJI
‘’Kalbim Yok, en çok emek harcadığımız albüm oldu. Albümün neredeyse her şeyini kendimiz yaptık. İlk defa aramızdan bir prodüktör çıkardık. Vokal ve gitar kayıtlarında çok sesliliğe gittik.’’
Zardanadam, müziğini para karşılığında satmayan, sattırmayan ama her halükarda dinleten, Türk Rock müziği içerisindeki en farklı gruplardan biri. Zardanadam her şeyden de önce; kendi çabasıyla plak firmalarına kafa tutan bir grup, hatta kimi plak firmasının korkulu rüyası haline geldi. Biz de bu tehlikeli grubun son albümleri ve geçmişine dair bir söyleşi gerçekleştirdik. Mikrofonun bir ucunda ben(Serkan) ve Bestami vardı, diğer ucunda ise Tolga.
B.K.: Merhaba, öncelikle son albüm hakkında konuşalım istiyoruz. Albümden bahsedebilir misiniz biraz ve tabi gelen tepkilerden de…
- Tepkiler çok güzel. Şarkılar çok seviliyor. Diyebiliriz ki; bugüne kadar albümlerimiz için aldığımız tepkiler içinde en iyisi. Harika mailler alıyoruz. Şu ana kadar otuz binin üzerinde insan ‘’Kalbim Yok’’ albümünün tamamını indirdi. Tek tek şarkılar içinde yüz binden fazla indirilen şarkılar bile var. Elden CD dağıtımında da on bin rakamına ulaştık. Bunlar bize göre çok iyi sonuçlar.
S.B.: Erbatur’un gruptan ayrılacağı haberini sitenize ekledikten bir gece sonra gördüm ve şaşırdım. Erbatur’un gitmek istemesinin nedeni nedir?
- Bu konu şimdilik hassas bir konu, konuşmak için erken olabilir. Dostluğumuz ve sevgimiz köklü. Zamanın her şeyin ilacı olduğunu düşünüyor, yollarımızın bir gün tekrar kesişebileceğine inanıyoruz.
S.B.: Peki bundan sonra ne yapmayı düşünüyorsunuz? Hali hazırda bir planınız var mı?
- Tabii ki planlarımız var. Zardanadam dimdik ayakta ve yolumuza devam ediyoruz. 2008 yazında yeni bir albümle dinleyenlerimizin karşısına çıkmayı ümit ediyoruz. Önümüzdeki günlerde ‘’Kalbim Yok’’ albümünün yeni klibi “Sen” yayına girecek. Sitemizde başlatmayı düşündüğümüz yeni etkinlikler olacak. Provalarımızı sürdürüyor, harıl harıl yeni albüme hazırlanıyoruz.
S.B.: ‘’Kalbim Yok’’ önceki Zardanadam mahsullerine göre ne gibi özelliklere sahip?
- ‘’Kalbim Yok’’, en çok emek harcadığımız albüm oldu. Albümün neredeyse her şeyini kendimiz yaptık. İlk defa aramızdan bir prodüktör(Tolga) çıkardık. Vokal ve gitar kayıtlarında çok sesliliğe gittik. Daha iyi aletler kullandık. Mastering yurt dışında yapıldı. Bunların dışında albümün önemli özelliklerinden biri, ağırlıklı olarak yeni şarkılarımızdan oluşmasıydı. Daha önceki albümlerimizde, özellikle ‘’Tamamböceği’’ ve ‘’Korsan’’da yıllar içinde birikmiş onlarca parça içinden seçim yapıyorduk. Yine de ‘’Kaçacağım’’ gibi eski şarkılarımıza da yer verdik. Genel olarak bakarsak, eski albümlerimizdeki ruhu koruyarak, daha kaliteli bir sound yakalamayı hedefledik. Zaten Tibet Ağırtan, Matt Voigt, Ergin Özler gibi isimlerle daha önceden de çalışıyorduk. Onlar da bu albüm için ellerinden gelenin en iyisini yaptılar. Ne kadar başarılı olduğumuza dinleyiciler karar verecek.
B.K.: Albümü dağıtmak için kendi şirketinizi kurdunuz yanlış hatırlamıyorsam. Peki bu şirkete yönelik yeni projeleriniz var mı?
- Şirket bize ait değil. Bir arkadaşımızın şirketi. Sadece yapımcı belgesi aldık. Korsan sorunu ile ilgili çıkan yasalar artık cdleri bedava çoğaltmanıza izin vermiyor. Fabrikalar CD çoğaltmayı kabul etmiyor. Bu yüzden bedava da dağıtsak, bandrol alıp devlete para ödemek zorundayız. Şirkete ve yapımcı belgesine de bu izinleri alabilmek için ihtiyaç duyuyorduk. Kâr amaçlı bir oluşum olmadığımız için şimdilik başka projelerimiz yok.
S.B.: Peki Zardanadam müzik piyasasına adım attığından bu yana neler değişti kendi içinde?
- Çok fazla bir şey değişmiş sayılmaz. Hâlâ bedava dağıtıyoruz, hâlâ kendi parçalarımızı çalıyoruz, cover yapmıyoruz. Dinleyicilerimizin sayısı arttı, konserlerimiz dolu geçiyor. Binlerce insana çalma ve müziğimizi ulaştırma fırsatı bulduk. Tabii bu süreç yorucu oldu. İşlerimizden atıldık, terk edildik, mali sorunlar yaşadık ama ayaktayız. Gücümüzün yettiği yere kadar da devam edeceğiz.
B.K.: Aslında sergilediğiniz bu underground ve muhalif tavır herkesin hoşuna gidiyor. İster müziğinizi dinlesin ister dinlemesin. Neye bağlıyorsunuz bunu?
- Müziğimiz, sözlerimiz ve duruşumuz arasındaki uyum olabilir belki.. Bilemeyiz, bu soruyu herkesin kendi kendine cevaplaması daha doğru olur.
B.K.: Barışarock’taydınız bu sene yine. Festivalin amacından saptığını düşünenler var, bu konuda neler söylemek istersiniz?
- Biz öyle düşünmüyoruz. Saygı duyulması gereken, dünyada eşi bulunmayan bir festival. Sponsorsuz, medya desteği olmayan, tamamen gönüllüler tarafından yürütülen bu kadar büyük bir organizasyon daha bulamazsınız. Toplumun tüm kesimlerinden insanlara açık bir festival. Genç, yaşlı, çocuk, başörtülü ya da hiphopçu her kesimden insanı burada görebilirsiniz. Amatör müzisyenlere destek olan, onları dinleyicilerle buluşturan bir organizasyon. Başlangıcından beri bu festivalde yer alıyor olmak bizim için bir gurur.
Politikayla ne kadar ilgilisiniz?
- Hepimizin kendine göre politik görüşleri var. Ama birçok konuda birbirimizden ayrılıyoruz. Biz politika yapmak için değil, müzik yapmak için bir araya geldik. Kimse apolitik bir grup olduğumuzu düşünmesin. Böyle düşünenler varsa, ne söylediğimize değil, ne yaptığımıza bakabilirler.
Yeni meclis, yeni muhalefet, oy dağılımı ve cumhurbaşkanlığı seçimleri desem…
- Biz de gölge etmesinler başka ihsan istemez desek(gülüyor)…
Günlük hayatta müzik haricinde meşgul olduğunuz diğer işler nelerdir?
- Tolga üniversitede araştırma görevlisi, Utku bir araştırma şirketinde veri uzmanı olarak çalışıyor, Cem şimdilik işsiz (ara sıra aşçılık, garsonluk, kasiyerlik, yemek dağıtımı gibi işlerde takılıyor), Paşa ise inşat mühendisi. Futbol izlemeyi, bira içmeyi, at yarışı oynamayı ve bol bol dağıtmayı seviyoruz.
Şehir Rock’a zaman ayırıp sorularımızı yanıtladığınız için teşekkürler, görüşmek üzere..
- Görüşmek üzere, hoşça kalın..
Röportaj: Bestami KİBRİS, Serkan BEYDE

